Çalıştay boyunca yapılan değerlendirmeler, sadece deprem sonrası süreçlere değil, aynı zamanda olası felaketler öncesinde alınması gereken yapısal tedbirlere de ışık tuttu.
Çalıştayın açılışını TÜBİTAK Projesi Yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Emin Gitmez üstlenirken, moderatörlüğünü İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bünyamin Akdemir yaptı. Programa, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Üyesi Serdar Ateş, Malatya Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Türker Türkoğlu, Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) Kamu Denetçisi Özcan Yıldız ve Malatya Barosu Başkanı Av. Onur Demez’ in yanı sıra üniversite akademisyenleri ve öğrencileri katıldı.
Konuşmacılar Deprem Gerçeğini Hukuk Penceresinden Değerlendirdi
HSK Üyesi Serdar Ateş, konuşmasına güncel bir konuya değinerek başladı ve Gazze’deki durumu “zulmün zirve yaptığı bir yer” olarak nitelendirdi. Ateş, bu duruma karşı yapılabilecek ortak protestonun boykot olduğunu vurgulayarak, “Bütün güçleri ekonomi ve paradan geliyor. Müslüman mümeyyiz olmalıdır” dedi.
Ateş, deprem konusuna dönecek olursak, hukuki açıdan konuyu kamu hukuku ve ceza hukuku olmak üzere iki boyutta ele alınabileceğini belirtti. Türkiye’nin yapısal olarak bir deprem bölgesi olduğunu hatırlatan Ateş, yapıların buna göre inşa edilmesi ve mevzuata uygun binalar yapılmasının önemine dikkat çekti. Toplumdaki “öğrenilmiş çaresizlik” düşüncelerinin uzaklaştırılması gerektiğini söyleyen Ateş, deprem sonrası ceza infaz kurumlarındaki tahliyeler gibi kurumlar tarafından gerekli tedbirlerin alındığını da sözlerine ekledi.
Adalet Komisyonu Başkanı Türkoğlu: “Kusur Belirleme Yetkisi Hakimindir”
Malatya Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Türker Türkoğlu, depremin hemen ardından hukuki sorumluluklarını yerine getirdiklerini aktardı. Hasar tespit talepleri, ağır hasarlı binaların fotoğraflanması gibi işlemlerin delil olarak kullanılması için yapıldığını ifade etti. Devamında soruşturmalar başlatıldığını ve ölüme sebep olan yıkımların dosyalarının incelenmeye başlandığını belirtti.
Soruşturmalar kapsamında belediyelerde projelere onay veren görevliler ve bina müteahhitleri incelendiğini belirten Türkoğlu, “Kusur belirlemek hakime aittir. Fakat elinde bilirkişi raporları olmalıdır” diyerek teknik üniversitelerden dosya göndererek görüş istediklerini dile getirdi.
KDK Kamu Denetçisi Yıldız: “Mücadele Sadece Teknik Değil, Hukuki Boyut Çok Önemli”
Kamu Denetçisi Özcan Yıldız, depremle mücadelenin sadece teknik olmadığını, hukuki boyutun çok önemli olduğunu vurguladı. Deprem sonrasında temel hakların güvence altına alınması gerektiğini belirten Yıldız, yardımların eşit dağıtılması, ihalelerin şeffaf yapılması, hak sahipliği, kamu görevlilerinin ihmalinin bertaraf edilmesi ve imar kısmındaki hataların sorgulanması gibi başlıkların altını çizdi. Ayrıca, her zaman maddi zarar meydana gelmediğini, bazen manevi zarar oluştuğunu da sözlerine ekledi.
Baro Başkanı Demez: “Asıl Eksiklik Deprem Öncesi Binalardaydı”
Malatya Barosu Başkanı Av. Onur Demez ise, depremle birlikte yüzleşilmemiş gerçeklerle yüzleşilmiş olduğunu dile getirdi. Depremden hemen sonra, bir saat içinde adliye ekibinin çalışmaya başladığını ve yoğun şekilde ölüm kayıtları, otopsiler ve binalardan toplanan deliller üzerinde çalışıldığını ifade etti. Devlet kurumlarının deprem sonrası elinden geleni yaptığını belirten Demez, asıl eksikliğin deprem öncesi binalarda var olan eksikler olduğunu vurguladı.
Yeni yasal düzenlemeler getirildiğini ve yönetmeliklerin değiştiğini söyleyen Demez, baro olarak deprem sonrasında bir yıl boyunca vatandaşlara ücretsiz hukuki destek verdiklerini de aktardı.
Program, konuşmaların ardından akademisyenler ve öğrencilerin soru-cevap bölümüyle sona erdi.

Haber ve Fotoğraflar / Melahat Sengir



